...

Logo Yotel Air CDG
in partnership with
Logo Nextory

Lestat’tan Dracula’ya: Vampirler neden hâlâ bu kadar popüler?

• Aug 19, 2026, 8:14 AM
4 min de lecture
1

Televizyon ekranlarında vampirler hiçbir zaman yalnızca kan emen yaratıklar olmadı. Kimi zaman tehlikeli bir “kötü çocuk”, kimi zaman yasak aşkın simgesi, kimi zaman da toplumsal normlara meydan okuyan özgür bir figür olarak karşımıza çıktılar.

"The Vampire Lestat"ın yeni sezonuyla birlikte bu eski cazibe yeniden gündemde.

Peki, izleyicileri yüzyıllardır vampirlere çeken şey tam olarak ne?

The Guardian'ın haberine göre bu ilginin son örneği, ABD'de yılın başlarında kült bir hayran kitlesi oluşturan ve şimdi İngiltere'de de izleyiciyle buluşan "The Vampire Lestat." Sam Reid'in canlandırdığı Lestat, önceki iki sezonu "Interview with the Vampire" adıyla yayımlanan dizinin odağına yerleşiyor. Hikâye, Louis de Pointe du Lac'ın gazeteciye anlattığı toksik ilişkiden bu kez Lestat'ın gözünden ilerliyor. Karakter, yüzyıllar süren gizliliğini geride bırakıp glam rock yıldızına dönüşüyor.

Reid, karakteri canlandırırken David Bowie'nin 1974 tarihli Cracked Actor turnesinin görüntülerinden ilham aldı. Sonuç ise sahnede kıvrılan, hırlayan ve şov yapan; simli makyajı, kurdeleli saçlarıyla izleyicileri kendine çeken son derece gösterişli bir Lestat oldu. Karakterin sahne dışındaki hayatı da en az sahnedeki performansı kadar sınırları zorluyor.

Ancak vampirlerin televizyon izleyicilerini kendine çekmesi yeni bir durum değil. "True Blood"daki Eric Northman, Alexander Skarsgard'ın kariyerinde önemli bir çıkış noktası olurken "American Horror Story"nin beşinci sezonundaki Lady Gaga'nın Kontes'i, kan arzusunu adeta bir moda aksesuarına dönüştürdü. "The Vampire Diaries," "Supernatural" ve "What We Do in the Shadows" gibi yapımlarda da vampir karakterler farklı biçimlerde izleyicilerin ilgisini çekti. BBC'nin "Dracula"sında Claes Bang ve "Buffy the Vampire Slayer"daki Spike da bu listenin öne çıkan isimleri arasında.

Vampirleri bu kadar çekici kılan ne?

The Guardian'a göre vampirler, mutlak özgürlük, güç, ölümsüzlük, güzellik ve çoğu zaman yasak aşk fikrini aynı karakterde buluşturuyor. Aynı zamanda izleyicilerin kendi “karanlık” taraflarını yansıtabilecekleri birer tuval işlevi görüyorlar. Tehlikeli ve ahlaki sınırları hiçe sayan bir karakterin aşk uğruna değişebileceği fikri de popüler kültürün “onu ben değiştirebilirim” anlatısını besliyor.

"Buffy the Vampire Slayer"daki Spike bunun en bilinen örneklerinden biri. Deri ceketli, tehlikeli “kötü çocuk” imajıyla öne çıkan Spike'ın aşk sayesinde değişmesi, vampir anlatılarındaki dönüşüm temasını güçlendiriyor. Angel karakterinde ise bunun çok daha karanlık bir karşılığı bulunuyor: Buffy ile yaşadığı tutkulu ilişkinin ardından lanetinin etkisiyle insanlığını ve ahlaki sınırlarını kaybederek yeniden psikopat bir canavara dönüşüyor.

Vampirlerin cazibesi yalnızca fiziksel görünüşleri veya “kötü çocuk” imajlarıyla da sınırlı değil. Agnes Hollyhock, 2024 tarihli "Vampires: A Handbook of History & Lore of the Undead" kitabında gotik edebiyatın vampir figürünü Viktorya döneminin ahlaki paniğine karşı bir araç olarak kullandığını ele alıyor.

Heteronormatif beklentileri bozan vampirler, insanların doğrusal yaşam sürelerinin dışında var oluyor. Geleneksel aile yapılarının veya katı toplumsal cinsiyet rollerinin parçası değiller. Güçlerini de geleneksel cinsiyet rollerinden ziyade aura ve baştan çıkarıcılık üzerinden kuruyorlar.

"The Vampire Lestat"ın gösterişli, güçlü ve queer kimliğiyle bu anlatının güncel örneklerinden biri olması da bu nedenle tesadüf değil. Lestat'ın Louis ile yaşadığı karmaşık ilişki, özellikle ikinci sezondaki tutkulu öpüşmenin cinayetle sonuçlandığı sahneyle birlikte dizinin hayranlarının hafızasında kalıcı bir yer edindi. Lestat böylece cinsel özgürlüğün simge vampirlerinden birine dönüşüyor.

Sonuçta televizyon vampirlerinin cazibesi tek bir nedene indirgenemiyor. Tehlike, ölümsüzlük, fiziksel çekicilik ve toplumsal kurallardan kurtulma arzusu aynı potada birleşiyor. Belki de bu yüzden Lestat gibi vampirler, izleyicileri yüzyıllardır olduğu gibi bugün de kendilerine doğru çekmeye devam ediyor.


Today

Pompei'de Rönesans dönemine ait seramikler bulundu
• 3:06 PM
5 min
Pompei'nin güneyindeki Insula Meridionalis'te bulunan 15. ve 16. yüzyıla ait seramikler, kentin 1748'deki ilk kazılardan yüzyıllar önce de kullanıldığını ve hiçbir zaman tümüyle terk edilmediğini gösteriyor.<div class="small-12 column text-center article_
Read the article
Göbeklitepe'deki yeni kazılar, yerleşik teorilere meydan okuyor
• 2:18 PM
5 min
Şanlıurfa'daki Göbeklitepe, 5,5 metre yüksekliğe ulaşan özenle işlenmiş dikilitaşları ve devasa taş yapılarıyla Neolitik dönemin en dikkat çekici arkeolojik alanlarından biri.<div class="small-12 column text-center article__button"><a href="https://tr.eur
Read the article
Güneş tutulmasıyla ilgili 10 kitap, 9 film ve 8 şarkı
• 1:44 PM
21 min
12 Ağustos’taki tam güneş tutulmasına hazırlanırken, bu göksel olayın yüzyıllardır yalnızca bir gösteri değil, aynı zamanda güçlü bir anlatı aracı olarak kültürde yer aldığını hatırlamakta fayda var. İşte bu olaydan ilham alan kültür seçkimiz.<div class="
Read the article
'Odysseus' gişede zirveye çıktı: 'Deadpool & Wolverine'ın rekorunu kırdı
• 10:50 AM
2 min
Christopher Nolan’ın Homeros’un destansı şiirinden uyarladığı 'Odysseus', dünya çapında 1,352 milyar dolarlık hasılata ulaşarak 'Deadpool & Wolverine'ı geride bıraktı ve 17 yaş altına yetişkin eşliği şartı getirilen filmler arasında tüm zamanların gişe re
Read the article
Gwangju Bienali Tayvan pavyonuna neden 'Tayvan Pavyonu' adını vermedi?
• 10:35 AM
8 min
Tayvan hükümeti ve katılımcı sanatçılar, serginin adının “NTMoFA Pavyonu” olarak değiştirilmesinin ardından Gwangju Bienali'ni sansürle suçluyor.<div class="small-12 column text-center article__button"><a href="https://tr.euronews.com/2026/08/21/gwangju-b
Read the article
Gökçeada’da Meryem Ana Yortusu buluşması: Taş evlerde geçmişin izleri aralanıyor
• 9:32 AM
6 min
Her yıl 15 Ağustos’ta düzenlenen Meryem Ana Yortusu için memleketlerine dönen Gökçeada’nın Rumları, doğdukları adada geçmişin izlerini arıyorlar.<div class="small-12 column text-center article__button"><a href="https://tr.euronews.com/2026/08/21/gokceadad
Read the article
Dünyanın en yaşlı kişisi 117. yaşını İngiltere’de kutladı: Uzun ömrünün sırrı ne
• 8:27 AM
3 min
Ethel Caterham, Surrey’de yaşayan ve 1909 doğumlu, bugün 117. yaşını kutluyor. Geçen yıl Dünyanın En Yaşlı İnsanı unvanını aldı ve Covid-19’u atlatan en yaşlı kişilerden.<div class="small-12 column text-center article__button"><a href="https://tr.euronews
Read the article
Müzik tarihinin dokunulmaz 12 albümü gerçekten başyapıt mı?
• 5:38 AM
30 min
Bazı dokunulmaz tabuları yıkmanın zamanı geldi. Euronews Kültür, ihtiyatı bir kenara bırakarak çoğu kez belki de haksız yere 'başyapıt' mertebesine yükseltilen albümleri yeniden değerlendiriyor.<div class="small-12 column text-center article__button"><a h
Read the article
Londra’nın ünlü orkestrası Covent Garden Sinfonietta Bodrum’da
• 12:51 AM
2 min
Londra’nın dünyaca ünlü Royal Opera House’unun seçkin müzisyenlerinden oluşan Covent Garden Sinfonietta, 4 ve 5 Eylül’de Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde Türkiye’deki ilk konserlerini verecek.<div class="small-12 column text-center article__button"><a href
Read the article
Wisin’den sıra dışı girişim: Reggaetonun üniversitesi kuruluyor
• 12:50 AM
2 min
Porto Rikolu sanatçı Wisin, reggaetonun tarihini ve kültürünü araştırıp korumaya adanmış yeni bir kurum kuracağını duyurdu. Girişimin internet sitesi şimdiden yayına girerken, sitede 15 günlük geri sayım da başladı.<div class="small-12 column text-center
Read the article
Viking savaşçılarının isimlerinin Ayasofya'da ne işi var?
• 12:46 AM
5 min
10. yüzyılın sonlarına gelindiğinde kuzeyli savaşçılar Bizans ordusunun önemli unsurlarından biri haline gelmişti.<div class="small-12 column text-center article__button"><a href="https://tr.euronews.com/2026/08/21/viking-savascilarinin-isimlerinin-ayasof
Read the article
Altın Palmiye ödüllü 'Fjord,' hoşgörü ile baskı arasındaki ince çizgiyi sorguluyor
• 12:44 AM
13 min
Derin inançlı Rumen bir aile, çocuk istismarı suçlamasıyla karşı karşıya kalınca Norveç’in liberal değerleriyle çatışıyor. Bu yılın Altın Palmiye sahibi 'Fjord,' izleyiciyi kutuplaştıracak bir film; üstelik bunu bilinçli olarak yapıyor.<div class="small-1
Read the article