İngiltere, Batı Şeria’daki yerleşimcilere yaptırım hazırlığında; İsrail’den misilleme tehdidi
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, salı günü parlamentoda yaptığı konuşmada İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarını sert bir dille kınadı ve İngiltere’nin İsrail politikasında “kapsamlı bir değişikliğe” gideceğini açıkladı.
Miliband, “Dünyanın korkunç yerleşimci terörüne ve Filistinlilerin evlerinden sürüldüğüne tanık olduğunu” belirterek, hükümetinin “iki devletli çözümün yok edilmesine göz yummayacağını” söyledi. “Adım atacağız ve önümüzdeki haftalarda kapsamlı bir dizi önlem açıklayacağım,” dedi.
İsrail ise İngiltere’nin olası yaptırım kararlarına karşı misilleme tehdidinde bulundu.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, bir podcast programında yaptığı açıklamada, “İngiltere İsrail Devleti’ne karşı harekete geçerse, İsrail Devleti de İngiltere’ye karşı harekete geçer” dedi.
Saar, İsrail’in nasıl bir karşılık vereceğini açıklamadı. Ancak İsrail’in İngiliz diplomatları ülkeden sınır dışı etmeyi değerlendirdiği yönünde haberler yayımlandı.
Saar, “İsrail’e karşı hareket etmenin ve İsrail’in buna karşılık vermemesinin mümkün olduğu dönem sona erdi. Eğer harekete geçerlerse, bunun büyük bir hata olacağını düşünüyorum,” diye konuştu.
İsrailli bakan ayrıca Londra’yı yaklaşan 27 Ekim seçimlerine “müdahale etmekle” suçladı.
İngiltere’nin İsrail’e yönelik eleştirileri, Batı Şeria’daki yerleşim politikaları nedeniyle uluslararası tepkilerin arttığı bir döneme denk geliyor.
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç ve Kanada geçtiğimiz günlerde yayınladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’da bin 200’den fazla konut için ihale sürecini başlatmasını kınadı ve Tel Aviv yönetimine yerleşim faaliyetlerini genişletme planından vazgeçme çağrısında bulundu.
Ülkeler, bölgede yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik “benzeri görülmemiş düzeydeki” şiddetinin ve Filistin ekonomisine yönelik ciddi kısıtlamaların yarattığı istikrarsızlığa dikkat çekti.
Açıklamada İsrail’e, “bu planları derhal geri çekmesi ve Batı Şeria’daki yerleşimlerini genişletmeye son vermesi” çağrısı yapıldı.
Batı Şeria’da artan yerleşimci saldırıları
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve sağcı müttefikleri, yaklaşan ve başa baş geçmesi beklenen seçimler öncesinde Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerine verdikleri desteği artırıyor.
Bu dönemde, Filistinlileri bölgeden çıkarmayı amaçlayan aşırı sağcı yerleşimcilerin saldırılarında da artış yaşanıyor.
Yerleşimci şiddeti, İsrail ile ilişkileri Gazze savaşı nedeniyle zaten gerilmiş olan çok sayıda ülkenin tepkisini çekiyor.
İngiltere hükümetinin olası yeni önlemlerinin kapsamı henüz açıklanmış değil. Ancak Miliband’ın açıklamaları, Londra’nın İsrail’in Batı Şeria’daki politikalarına yönelik tutumunda daha sert bir çizgiye yönelebileceğine işaret ediyor.
İsrail’in İngiltere’ye yönelik olası karşı adımının ne olacağı ise henüz belirsiz.
Doğu Kudüs hariç tutulduğunda, Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşıyor. Bölgede yaklaşık 500 bin İsrailli yerleşimci de bulunuyor.
İsrail, Batı Şeria’daki Filistinlilerin hareket özgürlüğünü büyük ölçüde kısıtlıyor. Filistinlilerin Doğu Kudüs’e veya İsrail’e geçebilmek için kontrol noktalarından geçerken yetkililerden izin alması gerekiyor.
İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddeti, Gazze Şeridi’nden Hamas öncülüğündeki silahlı grupların 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği benzeri görülmemiş saldırının ardından arttı.
Batı Şeria’daki yerleşimler neden tartışmalı?
İsrail, 1967’deki Altı Gün Savaşı’nın ardından Batı Şeria’yı işgal etti. O tarihten bu yana bölgede İsrailli siviller için çok sayıda yerleşim kuruldu ve yerleşimlerin nüfusu yıllar içinde önemli ölçüde arttı.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun büyük bölümü, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor. BM Güvenlik Konseyi’nin 2016’da kabul ettiği 2334 sayılı karar da İsrail’den işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerini durdurmasını istedi. Buna rağmen yerleşim faaliyetleri devam etti ve son yıllarda yüksek seviyelere ulaştı.
İsrail ise yerleşimlerin uluslararası hukuk açısından yasa dışı olduğu görüşünü kabul etmiyor. İsrail hükümetleri, Batı Şeria’nın nihai statüsünün doğrudan müzakereler yoluyla belirlenmesi gerektiğini savunuyor.
BM, yerleşimlerin genişlemesi ve yerleşimci şiddetinin Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi riskini artırdığını ve iki devletli çözümün uygulanabilirliğini zayıflattığını belirtiyor.
İsrail’in Batı Şeria’daki politikaları, son yıllarda bölgenin fiilen ilhak edilmesine yönelik adımlar atıldığı yönündeki uluslararası endişeleri de artırmış durumda. Uluslararası Adalet Divanı da 2024 tarihli danışma görüşünde İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu görüşünü yineledi.
Today