Meta gözlük yasağı, Avrupa’daki daha geniş gözetim tehdidini görmezden geldi
Alman kâr amacı gütmeyen HateAid grubu, Meta, Ray-Ban, Oakley ve bazı gözlük perakendecileri hakkında, Meta’nın yapay zekâlı gözlüğü Ray-Ban Meta Wayfarer’ın satışının yasaklanmasını talep ederek, Almanya’nın İnternet Suçlarıyla Mücadele Merkez Ofisine suç duyurusunda bulundu.
Grup, söz konusu gözlüğün Almanya’nın Telekomünikasyon, Dijital Hizmetler ve Veri Koruma Yasası’nı ihlal ettiğini savunuyor.
HateAid’e göre Ray-Ban Meta yapay zekâ gözlüğü, sıradan gözlüklerden “ayırt edilemez” durumda ve yalnızca Almanya’da 41 milyon kişinin gözlük kullanıyor olması, “görüntü temelli dijital şiddet”e yol açabileceği gibi, “özellikle fark edilmesi güç bir gözetim teknolojisini gündelik bir nesne olarak kamufle ediyor”.
AB’de kamusal alanda fotoğraf çekimine parçalı yaklaşım
Almanya’da kamusal alanda fotoğraf çekmeye ilişkin yasalar, birçok diğer AB ülkesine kıyasla daha katı.
Panoramik manzaraların ve kamuya açık etkinliklerin fotoğraf ve video çekimi serbest; ancak önceden rıza alınmaksızın tek tek kişilerin fotoğraflanmasına ya da videoya kaydedilmesine izin verilmiyor.
Oysa Avrupa’daki birçok ülkede, içerik kötü niyetli, ticari ya da linç amaçlı kullanılmadığı sürece, kamusal alanda fotoğraf çekmek ve yoldan geçenleri görüntülemek serbest.
AB, veri koruma yasalarını uygulamadaki parçalı yaklaşımı nedeniyle uzun süredir eleştiriliyor; kamusal alanda fotoğraf ve video çekimi de belli ki yeni bir tartışma başlığına dönüşecek.
Beraberindeki dilekçe
Grubun dilekçesi, her şeyden önce, Ray-Ban Meta yapay zekâ gözlüklerinin Almanya’da satışının tamamen yasaklanmasını talep ediyor; bu da teoride, ürünün Alman yasalarıyla uyumuna ilişkin hukuki değerlendirmenin ardından hayata geçirilebilir.
İkinci talep de kulağa son derece makul geliyor: tasarım aşamasında güvenliği garanti etmek ve gözlüğün “açıkça ayırt edilebilir” olmasını sağlamak.
Grup, kameraların renk kodlarıyla ayrıştırılmasını öneriyor. Gözlükler, kullanıcı fotoğraf çekerken ya da video kaydederken sürekli yanıp sönen beyaz bir LED ışıkla zaten donatılmış durumda.
Üçüncü talep ise, mağdurların kendi başlarının çaresine bırakılmaması, yine tartışmaya fazla açık değil ve hem çevrimdışı hem çevrimiçi ortamda, kolluk kuvvetlerinin işleyişi ile hakların korunmasına dair daha derin ve köklü sorunlara işaret ediyor.
Kadına yönelik şiddet
Grup, giderek artan ve çoğu zaman kadınları hedef alan dijital şiddeti gerekçe göstererek akıllı gözlüklerin tamamen yasaklanması gerektiğini savunuyor.
Avrupa’da kadınlara yönelik fiziksel ve psikolojik şiddet vakaları gerçekten artıyor; yapay zekâ ve deepfake teknolojileri ise mahremiyet ve güvenliğe yönelik tehditlere yeni katmanlar ekliyor.
Ancak önceki yıllara ait veriler, kolluk kuvvetlerinin kapasitesinin, hukuki çerçevenin ve hakların nasıl korunacağına dair toplumsal farkındalığın kadınları korumak için hâlâ yetersiz olduğunu gösteriyor; bu uçurum, akıllı giyilebilir cihazların ortaya çıkmasından çok önceye uzanıyor.
2024 yılında kayda geçen cinsel şiddet ve tecavüz suçlarındaki en sert artış Almanya, Fransa ve İsveç’te bildirildi.
Ayrıca Almanya’daki kadınların yüzde 30’u partnerlerinden psikolojik şiddet gördüklerini, yüzde 32’si iş yerinde cinsel tacize maruz kaldıklarını, yüzde 14’ü ise takip edildiklerini söylüyor.
Çevrimiçi istismarı bildiren ya da bu konudaki haklarını bilen kadınların sayısı da çok az.
Economist Intelligence Unit’in 2025 tarihli raporuna göre, kadınların yalnızca dörtte biri çevrimiçi istismarı bildiriyor; bunu kolluk kuvvetlerine iletenlerin oranı ise sadece yüzde 14. Kadınların yüzde 78’i, çevrimiçi taciz, doxing ve sahte kimlikle açılan hesaplara karşı mücadele etmek için ellerinde hangi imkânların bulunduğundan habersiz.
Bu haber ilk olarak EU Tech Loop (kaynak İngilizce) 'ta yayımlandı ve bir içerik paylaşım anlaşması kapsamında Euronews'te yayımlandı.
Bu haber metni yapay zeka yardımıyla Türkçeye çevrildi. Bir sorunu bildir : [feedback-articles-tr@euronews.com].
Today