...

Logo Yotel Air CDG
in partnership with
Logo Nextory

Fransa’da cumhurbaşkanı adayları ilk tartışmada karşı karşıya: Ekonomi ön planda

• Aug 28, 2026, 6:36 AM
8 min de lecture
1

Fransa’nın bir sonraki cumhurbaşkanı olmak için yarışan siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden yedi aday, perşembe günü ülkenin en büyük işveren örgütü MEDEF’in düzenlediği tartışmada karşı karşıya geldi.

Cumhurbaşkanlığı seçimine sekiz aydan kısa süre kala Roland-Garros’ta düzenlenen programın ana gündemini ekonomi, emeklilik sistemi ve kamu borcu oluşturdu.

Tartışmaya Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eski başbakanlarından merkez çizgideki Gabriel Attal ile merkez sağcı Edouard Philippe katıldı.

Radikal sol lider Jean-Luc Melenchon ve aşırı sağcı Marine Le Pen’in yanı sıra merkez sol Avrupa Parlamentosu üyesi Raphael Glucksmann, muhafazakâr Bruno Retailleau ve Yeşiller lideri Marine Tondelier de kürsüdeydi.

Adaylar, siyasi programlarını savunurken salondaki iş dünyası temsilcilerinin desteğini kazanmak için birbirinden farklı öneriler sundu.

Fransız cumhurbaşkanı adayları 27 Ağustos'ta MEDEF tarafından düzenlenen bir tartışmaya katıldı
Fransız cumhurbaşkanı adayları 27 Ağustos'ta MEDEF tarafından düzenlenen bir tartışmaya katıldı Euronews

Avrupa konusunda görüş ayrılığı

Adaylar, Fransa’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerine yönelik farklı yaklaşımlar ortaya koydu.

Melenchon, "Fransız halkının çıkarlarıyla çelişen, Avrupa’dan gelen her şeye uymamayı planlıyorum," dedi.

Radikal sol lider, "Bu nedenle Avrupa Birliği’nin temelini oluşturan anlaşmayı değiştirmeliyiz. Aksi takdirde siyasi, sosyal ve endüstriyel olarak yok oluruz; çünkü direnebilecek durumda değiliz," ifadelerini kullandı.

Le Pen ise hem devletin hem de Avrupa Birliği’nin harcamalarının azaltılması gerektiğini savundu. Fransa’nın 2026’da yaklaşık 29 milyar euro olan AB bütçesine katkısını 5 milyar euro düşürme sözü verdi.

Binlerce Avrupa düzenlemesinin kaldırılması gerektiğini belirten Le Pen, "Avrupa Birliği ne zaman asgari bir standart belirlese biz onun da ötesine geçiyoruz. Sınıfın en başarılı öğrencisi olmak istiyoruz," dedi.

Philippe, Çin’in rekabet avantajının Fransa’yı olumsuz etkilediğini söyledi. Fransa ile ticaret yapan Çinli şirketlerin belirli miktarda ürünü ülkede üretmesini zorunlu kılacak kotalar getirilmesini destekledi.

"Avrupalı ortaklarımızı Çin ve Amerika Birleşik Devletleri karşısında güç diliyle konuşmaya ikna etmeliyiz," diyen Philippe, Fransa’nın sanayideki rekabet gücü kaybında Almanya, İtalya ve İspanya gibi komşularının da payı bulunduğunu savundu.

Glucksmann ise bu değerlendirmeye karşı çıkarak, "Bana asıl tehdidin Alman ya da Hollanda rekabetinden geldiğini söyleyen hiçbir Fransız girişimciyle karşılaşmadım. Nereye baksanız herkes Çin’den söz ediyor. Bir sonraki cumhurbaşkanının önündeki temel mesele Brüksel’de masaya yumruğunu vurmaktır," dedi.

Glucksmann, Le Pen’i "Avrupa karşıtı bir ideolojiye" sahip olmakla da suçladı.

Fransa’nın borcu nasıl azaltılacak?

Euro Bölgesi’nin en yüksek bütçe açıklarından birine sahip Fransa’nın zorlu bir ekonomik durumla karşı karşıya olduğu konusunda uzlaşan adaylar, çözüm yöntemlerinde ayrıştı.

Philippe, Melenchon’un Fransa’nın kamu borcunun büyük bölümünün silinmesine yönelik önerisini "tehlikeli" olarak nitelendirdi.

Melenchon, seçim kampanyası sırasında Fransa Merkez Bankasının elindeki kamu borçlarının silinmesi çağrısını yinelemişti.

Attal ise Melenchon’a, "Borçları silmeyi öneriyorsunuz ama aynı zamanda vergileri artırmak istiyorsunuz. Bu düpedüz sadizm mi?" diye sordu.

Rakiplerinin önerilerini "karikatürleştirdiğini" savunan Melenchon, kamu borcu konusunda hareket alanı bulunduğunu söyledi. Ücretlerin artırılmamasının Fransa’yı resesyona sürükleyeceğini belirten Melenchon, iş dünyası temsilcilerine, "Bu sizin sorumluluğunuz," dedi.

Le Pen, gelecek haftalarda finans yasa tasarısının sunulmasıyla başlayacak bütçe görüşmelerinden önce 125 milyar euroluk bir tasarruf planı açıklayacağını duyurdu.

Emeklilik reformu tartışması sürüyor

Adayların ayrıştığı bir diğer başlık emeklilik reformu oldu.

Macron’un emeklilik yaşını 62’den 64’e yükseltme planına karşı ülke genelinde düzenlenen kitlesel protestolar ve siyasi tepkiler, Ulusal Meclis'in reformu Ocak 2028’e kadar askıya almasına yol açtı.

Bu nedenle emeklilik sistemi, Fransa’nın yeni cumhurbaşkanının göreve başlamasının ardından yeniden gündeme gelecek.

Tondelier emeklilik yaşının yükseltilmesine kesin biçimde karşı çıkarken Melenchon, yaş sınırının "ilk aşamada 62, mümkün olan en kısa sürede ise 60" olması gerektiğini savundu.

Le Pen, nüfusun büyük bölümü için emeklilik yaşının yeniden 62’ye indirilmesini önerdi. İlk düzenli işine 20 yaşında veya daha önce başlayanların ise 60 yaşında emekli olmasını destekledi.

Sağcı Cumhuriyetçiler partisinin lideri ve cumhurbaşkanı adayı Bruno Retailleau, emeklilik planını ilerleyen günlerde açıklayacağını söyledi. Emeklilik yaşının "beklenen yaşam süresine" bağlanabileceğini belirten Retailleau, Fransızların birçok Avrupa ülkesindeki çalışanlardan yılda üç hafta daha az çalıştığını ve ekonominin düzelmesi için çalışma süresinin artırılması gerektiğini savundu.

Philippe de Fransa’nın bütçe açığı ve borç sorununu azaltabilmesi için "Avrupa’daki sağ veya sol yönetimlerin kabul ettiği şeyi yaparak daha uzun süre çalışması" gerektiğini söyledi.

MEDEF Başkanı Patrick Martin ise çarşamba günü yaptığı konuşmada "Fransa’yı boğan deli gömleğinin parçalanması" çağrısında bulundu.

Martin, "Her ayrıntıya müdahale etmeyi takıntı hâline getirmiş bir hükümetin dayattığı ağır denetim karşısında nasıl öfkelenmeyebiliriz?" dedi.

AB’yi Donald Trump yönetimiyle yürütülen gümrük vergisi müzakereleri nedeniyle de eleştiren Martin, Birliğin "ağırlığının gereğini yerine getiremediğini ve bunun için gerekli adımları atmadığını" savundu.