Bahçeli'den İsrail'e uyarı: Türkiye'nin sabrını sınamaktan vazgeçilmeli
Türkiye'nin iktidar ortağı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Suriye'deki saldırıları ve bölgedeki politikalarının Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını tehdit ettiğini belirterek İsrail'e yönelik sert mesajlar verdi.
Bahçeli cuma günü yayımlanan yazılı açıklamasında, İsrail'in “bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk” haline geldiğini belirtti.
İsrail'in Suriye'de "Türkiye'nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen" adımlarını ve Doğu Akdeniz'deki girişimlerini yakından takip ettiklerini belirten Bahçeli, İsrail yönetimini Türkiye'yi “kışkırtmaktan” ve “Türkiye'nin sabrını sınamaktan” vazgeçmeye çağırdı.
Bahçeli, “Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya milli güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir,” ifadesini kullandı.
MHP liderinin açıklamaları, İsrail'in 18 Ağustos Salı günü Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'nü vurmasının ardından geldi. İsrail, saldırının amacının bölgeye Türk askerlerinin konuşlandırılmasını önlemek olduğunu açıkladı. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, Suriye'nin Türk askerlerinin hava üssünde konuşlandırılmasına izin vererek güvenlik konularında statükoyu ihlal etmek üzere olduğunu savundu.
Cumhurbaşkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ise İsrail'in iddialarını reddederek, Binyamin Netanyahu hükümetinin "bölgesel barışı baltalamayı hedefleyen tuzaklarına düşülmeyeceğini" vurguladı. MSB'den yapılan açıklamada, saldırı öncesinde veya sırasında Ebu Zuhur Hava Üssü'nde hiçbir Türk askeri heyetinin bulunmadığı kaydedildi.
'Türkiye'nin barış iradesi zafiyet olarak görülmemeli'
Bahçeli, İsrail'in Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit olarak görmesinin “vahim bir stratejik hata” olduğunu söyledi.
“Türkiye'nin amacı İsrail dahil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir” diyen Bahçeli, Türkiye'nin itidalli tutumunun zayıflık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bahçeli, İsrail yönetiminin Gazze, Lübnan, Suriye ve İran'a uzanan geniş bir coğrafyada “kriz, çatışma ve insani yıkımla” anıldığını savundu.
İsrail'in “saldırgan ve yayılmacı siyasetinin” bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüştüğünü belirten Bahçeli, Suriye'de kalıcı işgal alanları oluşturulmasına, fiili sınırların değiştirilmesine ve tampon bölgelerin genişletilmesine karşı çıktı.
'Terörsüz Türkiye' vurgusu
Bahçeli açıklamasında, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bölgesel gelişmeler açısından önemine de dikkat çekti.
“Terörsüz Türkiye'de alınan mesafe” ve “terörsüz bölge” yolunda yaşanan gelişmelerin İsrail'in bölgedeki dengelerini sarstığını ve “oyunlarını bozduğunu” savunan Bahçeli, İsrail'in kaos ve çatışma ortamından beslendiğini ileri sürdü.
Bahçeli ayrıca herhangi bir etnik veya mezhebi unsurun jeopolitik amaçlarla kullanılmasının Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bahçeli'den bölgesel güvenlik için yedi öneri
MHP lideri, Orta Doğu'da kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için yedi maddelik bir öneri paketi sundu.
Öneriler arasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan öncülüğünde bir “Kudüs Paktı” ve buna bağlı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulması, ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği'nin dahil olacağı bir “Orta Doğu Barış Koalisyonu” kurulması yer aldı.
Bahçeli ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde bir “Orta Doğu Güvenlik ve Barış Konferansı” düzenlenmesini ve Filistin'de iki devletli çözüm için bir yol haritası hazırlanmasını önerdi.
Türkiye'nin bölgesel güvenlik ilkelerini ortaya koyan bir “Ankara Deklarasyonu” ilan edilmesini isteyen Bahçeli, ateşkeslerin denetlenmesi için BM çatısı altında uluslararası bir gözlem misyonu kurulması çağrısı yaptı.
Bahçeli, diplomatik girişimlerin kurumsallaştırılması amacıyla “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulmasını, İsrail üzerindeki siyasi ve ekonomik baskının artırılmasını ve buna karşılık uluslararası hukuka uyum yönünde adımlar atılması halinde teşvik mekanizmalarının devreye sokulmasını önerdi.
Today